Ah bu yaşam,
Soğuk yaz aylarının keskin
gerçeği,
Dildeki sönük bir elveda.
Onmaz akışlar içerisinde
kırılgan kayalar,
Aşınan ya da sürüklenen,
suların altında,
Kalmış, geçmişte kalan bir kavim gibi,
Yıllar daha ne kadar zorlar
bu hayalleri?
Ben miyim yine biran öncesi?
Uçsuz bucaksızlık görüşünde tekillik.
Bir dağ var sıralarından
kopan,
Sırlarından dolayı
yalnızlaştırılan,
Ben miyim yine bu dağ gibi,
Büsbütün ve yekpare durmaya
çalışan?
Yukarıda tekrar başlayan bir
görüş,
Ay bende, güneş bende, yıldızların
hepsi bende,
Bulutlar olur kolkanat ve
yine başlar uzaklaşma,
Göğün üstünde bir alem
seyreder,
Ve yine başım dönmekte…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder