Şiirlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2017 Pazar

İnkâr

Kabul etmek zor, kolaydı inkâr,
Mahzun ifadeyle boş gürültüydüm.
Kaçtıkça kollarımın arasında hafifçe rüzgar,
Okşarken, uzağa koşan böbürtüydüm.

Millerce, kilometrelerce fark atarken övünç,
Sokağım gibi rampaları geçerken sevinç,
Çakılları atlarken pek bir dinç,
Zihni, miadını doldurmuş döküntüydüm.

Çıkmak düzlüğe tam nefes biterken,
Soluk soluğa bakmak yeni gelmişken,
Uzun sürece taradım başıma, bir han
Bulunca, coşan hayvani dürtüydüm.

Şehirler usturuplu bir afet gibi,
Sezdirerek, göstererek vurur ve asabî,
Kaçmak tekrar yürürlükte, zira sincabî
Renkli tavanı, izlerken pek kötüydüm.

Güven, sözcükler arası dengesizlik,
Ellerinden tutmalı ki aksi belirsizlik,
Dağarcığa uygunsuz bu duran benlik,
Ben, yaşayan herkese yüzüstüydüm.

İnkâr... İnkâr yüklü düşünceler bulanıktır,
Ve başlar ardından soğuğun hissi, ılık ılıktır,
İnkâr... İnkâr nüksedince nâlan kapıda eşiktir,
O evi, başıma yıkan çöküntüydüm.

22 Haziran 2017 Perşembe

SEFERİN

Ferhat'la buluşmuş bu neferin,
Bu kıyılarda yaşanacak aşk ile seferin.
Koynuna bağlanan tomurcukla ardışık,
Peşi sıra akın edecek allı güllü sarmaşık.

Geceler, sürgün gibi aydınlığa bir ayaz,
Süngüler ciğerini hergün az biraz.
Dağlar, kopan dağlar görünür bağlara,
Bir pınardır efsunlu, yağar Dağ Lâra.

Ferhat'la buluşmuş bir neferin,
Eli göklerdeyken, dendi ki; bu son seferin,
Adı yazıldı bir taşa, sulardan sellerden,
Su perisinin dilinden ezberlenip ellerinden,

Bir ser gelince düşen bu toprağa,
Yağan sır, neferden sarmaşık bir ağa,
Aşk ile bağımlı, sevdaya gönüllü,
Bir elanın çevresiyle uyumlu, ölçülü.

Ferhat'la konuşacak bir şeyi kalmamış gibi neferin,
Selamını verip sana koşması gibi aşk ile seferin.

23.06.2017

15 Haziran 2017 Perşembe

Ah Baba

İşte buradayım zehir zemberek,
Bir gece, tam ortasında
Merhaba...
Bilirim hakikati genç olsamda,
Ah baba...

Bilince değişmesi bazen değil mümkün,
Geçmiş, karşımda bir güç gösterisi.
Gösteriş budalası, beni kandıran.
Dengelerim döngüyü ara sıra,
Kovalamaktan yana geçti ömrüm, peşi sıra,
İstediğim verilmedi hiç bana,
Ah baba...

Konuştum, konuştum bilgece sözler ettim,
Neşeli çocuğun azmi ile
Kahkahalarını yabana attın.
Bir erdem içinde hayali,
Sırtımdaki camlarla kanattın.
Darbeler... Yıldırması zor,
Eğer bir anaya çarpmasaydı.
Ah baba...

Giydiğin sıfatı kaldırıp attım,
 ...Ellerim
 Ah baba...

Buna beni sen mecbur ettin,
Bu kervanda bizi yalnız bıraktın,
Ateşler... Canlı canlı, diri diri,
Kim bilir kaç yıllarımı yaktın.
Ah baba...

Bilince bile değiştirmesi olanaksız.
Filmde eşzamanlı izlemek tepkini,
Ona göre öğrenmek bu hayatı,
Seçmek sözlerini, cımbızla didik didik,
Edip,
Tüm manayı bulma hevesi...
Güzel şeyler bunlar ama,
Kardeşim de beni seyretmemeliydi.
Ah baba...

Gücüm sana yetmemeliydi,
... mecburiyettendi.
Ah baba...

Birgün çekip gitme
Vaktin, ansızın gelince,
Bir çocuğum olduğunda adınla
Yaşatmak...
Anla...Bunlar çok uzak artık bana.
Sen bir ediptin edebinle, doğduğumda.
Adsızdım ad yakıştırdın atandan,
Sözsüzdüm söz verdin dilinden,
Öğrettiğin en iyisiydi dürüstlüğün,
En yalını geçerken iyilikten.
Ben seni değil,
Sen kendini -Ben-le vurdun bilmeden...
Ah baba...

İşte buradayım zehir zemberek,
Bir gece devirdi kendini sabaha,
Yenilmek...
Devrildi bir aile bütünüyle.
Nefret yolundan gitmedim bu izaha,
Silaha duymadım gerek,
Kaçtım yıllar önce,
Ak bildim iyiliği kara gönlümce,
Üstüne üstlük bağımsız bir kadını sevince,
Korkuyorum,
İşgal etmekten, güneş batmamış sevdayı.
Bilirim iyilikle yazılmalı şiirler,
Ki iyilik ancak kötülükle anlamlıdır,
Kastettiğim anlam bu değildi.
Ah baba...

Ben iyi değilim... Ovada doğmuş biri,
Dağlarda nasıl hayatta kalacak?
...tehlikedeyim
Herkes ardınca sıradağlarla çevrili,
Bense tek başıma bir dağ gibi
... olmalıyım.
Doğudan batıya bir yol gibi
...uzanmalıyım.
Bilirim hayatların türlüsünü,
Ama gerçekten de bilirim,
Keşke...
Keşke sen de bilseydin,
Ah baba...

6 Haziran 2017 Salı

Gözlerin

Birgün gelecekti!
O gün bugün artık sevgilim.
Daha başka günlerimiz de olacak seninle,
Ay ışığıyla boğulmuş bir hane içinde,
Sevgiyle, özlemle birleşmek dileğiyle.

Bugün de geldi işte sevgilim,
Parmaklıklar olmadan ziyaret et beni,
Kendim olarak görmeli suretini,
Saatimiz ürkek bir ceylan,
Kaçırmadan değinmeli sevdalara.

İlk önce ellerin gelmeli,
Sonra utancın, bir kuş gibi yüreğin.
Kovmalı yalnızlığı bir hane içinde,
Sözcüklerin, en sonunda gözlerin.

Gözlerin...
En son onlar gelmeli,
Dediğim gibi,
Saatimiz ürkek bir ceylan.

Sessizce
Sev beni.
Sev ki;
Duymasın
Eşref saatleri,
Bozulmuş gibi
Kadranları,
Akrepler ölü,
Ay sapsarı,
Gece korkulu,
Gece ayaz,
Haziranda,
Biranda,
Bu zamanda,
Sende,
Gözlerinde.

Sevgilim,
Bir daha
Görüşmek
Dileğiyle...

4 Haziran 2017 Pazar

Gece Mavisi

Bir gece mavisi ve en aydınlığı yarısında,
-Asla karanlık değildir!

Çocuklar boyarken,
Bilmeden sınırları,
Evlerin,
Rastgele duvarlarından renkleri,
Pencere gözünden,
Gökyüzüne akıttılar.

Ve böylece -karanlık- saklanıp,
Genç bir şairin saçlarından,
Razı geldi ince ince,
Beyazlar halinde arınmaya.

Öyle ki;
Şairler bilirdi,
Hiçbir çocuğun uyurken,
Karanlıkta kalmayı,
Sevmediğini.

03.06.2017

21 Mayıs 2017 Pazar

Sevda Gibi

Kehanet,
Kader gibi kurgusal
Bir roman içinde, tartışmak seninle,
Sevda gibi kurgusal
Kehanet...

Sensizlik,
Beşik gibi sallantılı,
Hayatlar, bir lahza loş kalıyor,
Sevda gibi sallantılı,
Sensizlik...

Belirsiz,
Buluş gibi iklimin,
Adım atmak tehlikeli lakin çekici,
Sevda gibi iklimin,
Belirsiz...

Gözlerin,
Hayal gibi tanımsız,
Diplerine kadar inmek ne mümkün.
Sevda gibi tanımsız,
Gözlerin...

Yabani,
Kısrak gibi mısralarda,
Yılkı olmak, seninle eş değer,
Sevda gibi mısralarda,
Yabani...

Ellerin,
Kuşlar gibi uçarı,
Şerefine altın-bronz kafesler kırmalı,
Sevda gibi uçarı,
Ellerin...

Benliğim,
Çılgın gibi dengesiz,
Tek emrinle yaşanır serdengecti hadisesi,
Sevda gibi dengesiz,
Benliğim...

Kelebeğe Vasiyet

Kimim ben?
Genç miydim beyazlarıma rağmen,
Yaşlı mıydım o zaman karalarımla,
Aldırmayan, yirmili yaşlarımda,
Ölümü düşünmek... Artık şimdiden
Vasiyet bırakmak istiyorum.

Bu kozayı yırtınca uyanan kelebek,
Kokusunu alabil diye bağların,
Yaşa diye gençliğini bi solukta,
Ben senden önce yaşlanıyorum.
Eskitmek bu bedeni, şehrin kirinde,
Yavaş yavaş tüketmek acıları,
Uçabil diye toprağa düşmeden,
Ben senden önce düşüyorum.

Sadece uç ve kon çiçekler üstüne,
Görüldüğün anda üreteceksin,
Ve sevgiler sana gelecek etkinle,
Sen onlara değmesen bile,
Hayallerin güç verecek.
Verebil diye ilhamını değişimle,
Ben senden önce değişiyorum.

Ey uçan kelebek, hayallerin vücudu,
Saf ahenkli bir hal, saygı duyulası,
Şiirlere konu, destanlar yazılası,
Yaşamın onurlusu, pek kıssası,
Vasiyetimdir,
Dokunma, bil diye zehirleri, şerleri,
Ben senden önce dokunuyorum...

Ki her dokunuşta bir ürperiş,
İpeğimle giysiler, emeğimle görünüş,
Atlas halılar, yollara seriliş,
Görmen lazımdı, evimi nasıl yıktılar.

19 Mayıs 2017 Cuma

Yaşam-I

Ah bu yaşam,
Soğuk yaz aylarının keskin gerçeği,
Dildeki sönük bir elveda.
Onmaz akışlar içerisinde kırılgan kayalar,
Aşınan ya da sürüklenen, suların altında,
Kalmış, geçmişte kalan bir kavim gibi,
Yıllar daha ne kadar zorlar bu hayalleri?

Ben miyim yine biran öncesi?
Uçsuz bucaksızlık  görüşünde tekillik.
Bir dağ var sıralarından kopan,
Sırlarından dolayı yalnızlaştırılan,
Ben miyim yine bu dağ gibi,
Büsbütün ve yekpare durmaya çalışan?

Yukarıda tekrar başlayan bir görüş,
Ay bende, güneş bende, yıldızların hepsi bende,
Bulutlar olur kolkanat ve yine başlar uzaklaşma,
Göğün üstünde bir alem seyreder,
Ve yine başım dönmekte…

14 Mayıs 2017 Pazar

Bazı Geceler

Beni kaybettiğinde bazı geceler,
Ötelenmiş bir yerlerde yazıyorum,
Duymaya çalışma beni, anla sadece,
İşte gökyüzünde Venüs,
Emin ol sana bakıyorum.

Beni kaybettiğinde bazı geceler,
İşlek caddelerde çelişkilere karışıyorum,
İtilip düşen, sır perdesi gibi kimsesiz,
Kaldırımların arasından çıkan bir umut,
İşte yeryüzünde çiçekler,
Emin ol sana bakıyorum.

Kaybolmuşsam eğer yine bu gece,
Yine o günlerdeki gibi kaygılar yanımda,
Kıskanma nolur, bir sigara da dudağımda.
Kadim döngünün tekerrür safhasında,
Melankoli ayın on dördü gibi parlak.
Gelecek- geçmişe dair ne varsa,
Apaçık bilgiler ışığında bir oldu bugün.

Kaybolmuşsam eğer yine bu gece,
Sabırsız bir şairin şiirine kavuşuyorum.
Şiirler pençe pençe dizilirken yalnız ben,
Tek başıma bu işkenceye alışıyorum.
Anla! Seni sevmek işkence bu dünyada.
Anla! Geceler derin, kıyısında gelgit.
Anla! Boğulmalardan varlığın kurtarıyor.
İşte içyüzünde aşk,
Emin ol sana bakıyorum.

9 Mayıs 2017 Salı

İklim

evvel zaman icinde,
göğsün içine soyut ateşler çalındığında,
Ben oradaydım aynı zamanda,
burada ve gelecekte.
yoksun kalmadım huzn-ü derya içinde yüzmeye,

aynı zamanda sen vardın,
resmettiğim çehreni ezberlediğimden,
yanımda, uzağımda aynı zamanda içimde.
gamsız üslubuna has, kan ter içinde gezmeye,
alışmış narin ayakların,
uzanırdı başucuma.

kar taneleri daha düşmeden eriyen iklimde,
çatılar ıslak, kediler huzursuzdu araba altlarında.
Ben ise Hüznü gökyüzü gibi yağıyordum,
kimseye görünmeden,
düşmeden buharlaşıyordu insan gözü görmeden,
yaşıyordum yapraksız bir güz,
evvel zaman içinde,
aynı zamanda senle,
sensiz ve yurtsuz.
kendime has iklimimle.


Gözlerini Sevdiğim

Sen varsın sen
Ki gözlerin halt etmiş herkesin içinde.
Büyülenesi en çok da öpülesi,
salinirken gozbebeklerin kendi beşiğinde,
sen varsin sen.

çocuktu daha ellerin,
tum tutuslarda kaybolmuştu.
bir polis amcaydi avcum,
sen aglamadan susturmustu.
kalbime teslim kucuk cocuk,
sarıp sarmalanmayi severdi
ki ona sahip sen bayan ruh
sen de seversin.

kalitesiz camdan ayna inceliğinde,
tozlar uçuşur durur üstünde,
sabahlar ah o sabahlar vardı,
yan yana uyandigimiz o gün.
aynaya baktım sen,
yaninda nacizane bir ben.
kalitesiz camdan ayna inceliğinde,
üstüne aksetmisiz. .

gözlerin demistim ya hani,
diyebilir miyim bir daha bilmem,
cahil cesareti az rastlanır bende.
onlara göz demek ne haddime,
ki yazmaya kalksam bastan aşağı hayat
aşağıdan yukarıya balçıkla sivamis beni,
senin gönlünde yasama sahip olunca ben,
iste simdi yaratildim